kızlığımı bozan sevgilimden aldığım seks intikamım

Merhaba www.Mobil Porno Hikayeleri seks okurları,benim adım deniz. şu an 21 yaşındayım ama anlatacağım hikayenin yaşandığı zamanlar 17 yaşındaydım. lise ikiye gidiyordum. o zamanlar orta boylu kahve gözlü siyah saçlı tam bir esmer güzeliydim. okulun basket takımında oynayan uzun boylu sarışın yeşil gözlü çok yakışıklı bir çocuk vardı. adı emre. herkes ona hayrandı. tabi ben de… hep onunla çıkma hayalleri kurardım. ama o çok popüler olduğundan hep lise sonlardaki kısacık etekler giyen yürürken götünü bir o yana bir bu yana sallayan seksi görünümlü kızlarla çıkardı. bu olay canımı çok sıkıyordu. çünkü onu istiyordum. bir gün kantine gittiğimde tek başına yemek yiyiyordu. yanına giderek oturmak için müsaade istedim. o hiç istifini bozmadan göz ucuyla bakıp kafasını yine tabağına çevirdi. Kızlığımı aldı ve kayboldu”başka yer yok mu” dedi. her yerin insan dolu olduğunu kalabalığı sevmediğimi sen yalnız yediğin için eşlik etmek istediğimi söyledim. “oturabilirsin” dedi. ama hala gözleri yemeğinde arada sırada da etrafı kesmekteydi. beni görmüyordu bile. sinir olmuştum ama belli etmedim. o gün okuldan eve gidince hemen sıcak bir dul alıp çırılçıplak aynanın karşısına geçtim. gördüğüm kadarıyla çok güzel bir kızdım. ne zamandır kendimi böyle aynada incelememiştim. geçen seneye nazaran boyumun uzadığını göğüslerimin daha irileştiğini ve biçimlendiğini popomun kıvrımlarının daha hoş durduğunu fark ettim. evet ben de güzel bir kızdım ve bir şekilde emrenin ilgisini çekmeliydim. ertesi gün kuaföre gidip saçlarımı yaptırdım. ardından manikür pedikür falan vs. sonra mağazaya gidip kendime daha kısa bir okul eteği ve bir beden daha küçük gömlek aldım. hemen eve gidip hazırlanmaya başladım. kırmızı dantelli iç çamaşırlarımı giydim üstüne siyah külotlu çorap. biraz kendime baktıktan sonra. “yok böyle olmadı” diyerek çorabı çıkardım. sanırım bacaklarım böyle daha seksi görünüyordu. eteğimi giydim. dizlerimin bir karış yukarısına geliyordu. gömlekte dar olduğundan göğüslerime baskı yapıyor meydana çıkarıyordu. bir de iki düğümesini açtım. işlem tamam. fıstık gibi olmuştum. ben bile kendime bakıp tahrik oluyordum. okula gittiğimde beni gören arkadaşlarım şaşırdılar. ” kız bu halin ne seksi bir melek olmuşsun sen” diye takıldılar. üçüncü dersten sonra kantine indim. emre yine tek başına oturuyordu. yemeğimi alıp onun karşısında masaya oturdum. ve başladığım saçlarımın aralığından seksi bakışlarla emreyi süzmeye. beni hemen fark etmişti. yemeğini yemeye çalışırken göz ucuyla beni kesiyordu. dün yaptıkları için biraz ceza vermek istemiştim. onu göremeyecek şekilde yan döndüm ve yeğeimi yemeğe başladım. bir ara göz ucuyla baktım hala gözleri bende. yemeğimi yemeğe devam ettim. bu arada bacak bacak üstüne atmıştım. çorap giymediğim için kısacık eteğimin açık bıraktığı bacaklarım sütun gibi ortadaydı. aradan bir kaç dakika geçti emre masama geldi ve ” oturabilir miyim” dedi. “başka yer yok mu?” diyerek dün bana dediği şekilde karşılık verdim. “sizin gibi güzel bir bayanı yalnız bırakmak istemedim” dedi. ” otur öyleyse” dedim. dememe kalmadan o zaten dünden razı hemen oturdu. elini uzatıp adını söyledi. ben onu zaten uzun zamandır tanıyordum ama çaktırmadım. elimi uzatıp bende adımı söyledim. havadan sudan muhabbetlerden sonra. dün yanına oturan kız olduğumu kendisinin bana yüz vermediğini neden bugün böyle davrandığını sordum.”dün kafam biraz dalgındı kusura bakma” falan filan bir sürü hikaye yazdı. yalan söylediği belliydi. ama benim yanımda olması güzeldi. “neden kafan dalgındı?” diye sorduğumda sevgilisinden ayrıldığını ama kendini toparladığını onu unuttuğunu falan söyledi. resmen bana açık kapı bırakmıştı. yemekten sonra ayağa kalktım. o da benimle birlikte kalktı. ” canım sıkıldı biraz bahçede yürüyelim mi” dedim. ” memnuniyetle” dedi ve koluma girip beni bahçeye götürdü. bahçede kol kola tur atıyorduk. bütün herkesin gözü bizim üstümüzdeydi. kıskanç bakışlar arasında ağır ağır yürürken mutluluktan uçuyordum. okuldan çıkınca “seni evine bırakayım” dedi. ben de kabul edip koluna girdim. evim okula yakındı. yaklaşık on dakika yürüyecektik. ama ben onunla daha fazla vakit geçirebilmek için ara sokaklara dalıp yolu uzatıyordum.

Bekaretimi Bozan Adamla Evlendim

Lise bittikten sonra evde ders çalışmaktan ve üniversite okumak için çabalamaktan sıkıldığım anlarda internetin başına geçerek webcam’dan tanımadığım insanlarla sohbet ederdim. Bu anlattığım yıllar bundan dört yada beş yıl kadar öncesine ait. Bir gün yine msn den sohbet ederken nereden eklediyse biri beni ekledi. Sohbet seven bir kız olduğum için teklifini kabul ettim ve bana adresimi bir sex hikayeleri sitesinden aldığını, webcam’da soyunduğumu söyledi.
O güne kadar hiç webcam’de üzerimi çıkartıpta kimseye oramı buramı göstermemiştim. Tam beni ekleyen kişiye “bir yanlışlık olmuş, ben öyle şeyler yapmıyorum” diyecektim ki bana “ne kadara soyunuyorsun” diye sordu. Bu soru üzerine kafamda ampüller parlamaya başladı resmen. Zaten evde otur otur sıkıntıdan patlıyordum, bir işte çalışmadığım için kendime harcamada yapamıyor kıyafet falanda alamıyordum. Bana o soruyu sorunca tüm bunları düşünmeye başladım ve bir anda ağzımdan 100 lira çıkıverdi. Yani 100 lira normal bir ücretmiydi bu iş için, yoksa daha fazla mı söylemem gerekiyordu tam emin olmasamda bir kere 100 lira demiştim ve adam hiç ikilemeden fiyatı kabul edip parayı göndermek için hesap numaramı istedi. O zamanlar ne gezsin ki bende banka kartı falan. Hesap numaram olmadığını söyledim, o da bana “o zaman postaneye adına göndereyim” dedi, bende kabul ettim. Yalnız parayı peşin almadan soyunmamam gerektiğinide o müşterimde anlamıştım.
Yaklaşık yarım saat boyunca beni kullandı, ne derse yaptım, hangi pozisyona sokarsa soksun hiç olmaz demedim ve girdim. Hatta sonunda bana “amını parmakla” dediğinde bakire olduğum için yapamam demiştim ve çok geçmedende kameranın önünde boşalmaya başladı. İşi bittikten sonra “ödeme için hangi bilgileri vermem gerekiyor” diye sordum, bana “bir dakika geliyorum” deyip gitti ve tabi bir daha gelmedi. Ben bu ilk kazıktan sonra pes etmedim ve bu işin üzerine düşebildiğim kadar düştüm. Para transfer işi hemen gerçekleşmesi gerektiği için önce mahallemizde Cemile abla diye bir kadınla konuştum. Kendi civar fabrikaların birinde çalışıyordu, maaş aldığı için haliyle banka kartınında olduğunu düşünerek “arada sırada senin hesabını kullanabilir miyim, para almak için” diye sordum, sağ olsun hiç “neden kullanacaksın, kim gönderecek” falan gibi sorular sormadan kabul etti. Bilgileri edindikten sonra akşam ilk iş tekrar msn’e geçtim ve daha önce tanımadığım ama sohbet ettiğim kişilerle cinsel sohbetlere girmeye başladım.
O zamana kadar eklediğim ve konuştuğum kimse cinsel sohbete giriyor ama konu para göndermek olunca yanaşmıyorlardı. Bir kaç gece böyle geçti, kimseden tek kuruş para alamadım, o ilk gün yediğim kazıkla beraber kalakalmıştım. Sonra acaba nasıl müşteri bulabilirim diye düşünürken badoo diye bir site keşfettim. Sitede hemen bir profil oluşturarak konuşmak isteyen erkeklerle kısa ve net sohbetler kurmaya başladım. Amacım kamerada soyunmak ve para kazanmaktı. Daha ilk günden üç tane erkekle kamerada sohbet ettim. Üçünede fiyat 100 lira dedim ama 50 liraya soyundum. O gece fiyatın az olması daha çok müşterimin olması anlamına geldiğini anlayınca ücreti 100 liradan 50 liraya düşürdüm :). Artık günde en az üç erkekle kamerada sohbet ediyor, karşısında nasıl isterse o şekilde soyunuyor ve onu tatmin etmeden bırakmıyordum. İşlerim o kadar iyiydiki dışarıyla bağlatım kesilmişti resmen. Kendi işimin patronuydum ve kimi zaman para kazamak için soyunsamda genelde zevk için soyunur hale gelmiştim.
Bir gün askerden geni geldiğini söyleyen biriyle karşılıklı kameraları açtık. Daha öncede yakışıklı müşterilerim vardı ama bunun yüzündeki masum ifade, sempatik gülüşü ve biraz şaşkın bakışı beni mest etmişti. Bana kamerada neden soyuduğumu sordu, haliyle para lazım olduğu için dedim. Bir süre sohbet ettik, kamerada soyunmamı istememişti, ben o zaman kendisine zaman ayıramayacağımı söylemiştim. Ne kadar beğenmiş olsamda bir bakıma ben iş kadınıydım ve iş hayatı profesyonellik gerektirir :). Eğer soyunmamı istemiyorsan başka birileriyle konuşmam gerek dedim ve kamerayı kapattım. Kapatır kapatmaz “tamam tamam aç, ücreti gönderiyorum ama sohbet etmek istiyorum, kamera açık sohbet edelim olmaz mı” dedi. Benim için sorun yoktu o yüzden “tamam o zaman, bir saat boyunca konuşabiliriz” dedim ve hesap numarasını gönderip 50 lirasıı aldım :). İlk gün bir saatten de uzun bir süre konuşmuştuk ama pencereyi kapatıp başka müşterilerle ilgilenesim gelmiyordu.
Gece saat dört gibi artık yatalım diyerek karşılıklı kameraları kapattık, anca öyle bilgisayar başından kalkabildim. Ertesi gün olduğunda yine badoo ya girip başka müşteriler aramaya başladım ama msn’den Turgut yine yazmaya başladı. Yine para göndermek ve sadece sohbet etmek istediğini söyledi. Yine kabul ettim ve hesap numaramı göndererek ödemeyi aldıktan sonra yine sohbete başladım. Aradan bir saat geçmişti, iki saat geçmişti derken yine geceyi etmiştik yani. Sonunda Turgut’a kanım kaynamıştı. Bana para gönderiyor ama soyundurmadan öyle beni izleyerek sohbet ediyordu. Sonunda buluşmak istediğini söyleyince mecburen teklifini kabul ettim. Aslında şöyle bir düşündüğümüzde mecburda değildim. Görüşmek istemediğimi söyleyip engellesem bir daha iletişime geçemezdi ama işte benimde kanım kaynamıştı ona ve zaten ilk gördüğüm günden içimde bir hoşlantı oluşmuştu ona karşı :). Buluşma teklifini kabul ettim ve gelmesi için ona bulunduğum ilde merkezi bir yerin adresini verdim.
Anlatacaklarım her ne kadar hikaye olarak algılanacakta olsa yaşanmış olaylar olduğu için detaylı bilgi vermek istemiyorum ama beni görmek için altı saatlik yoldan geldiğini söyleyebilirim. Buluşma günü onu beklemek üzere gar’a gittim. Kamerada neredeyse her akşam görüştüğümüz için bir birimizi tanımamız zor olmayacaktı. Dediği saatte indiğinde zaten daha otobüsten iner inmez görmüştüm onu. Gayet resmi bir kıyafetle gelmişti, üzerinde takım elbisesi, kravatı falan gerçekten çok resmi ve çok yakışıklı görünüyordu. Birden eline sarıldım ve elinden tutarak onu gar’dan çıkarttım. El ele yürüyorduk, henüz birbirimize “merhaba” demekten başka birşey söylememiştik ama yıllardır berabermişiz gibi bir samimiyet vardı aramızda. Kamerada gördüğümden daha yakışıklı, daha nazik ve daha sempatik biriydi. El ele yürüyüp merkeze giden dolmuşlardan birine bintikten sonra yan yana oturduk ve dolmuşun içerisinde ilk yüz yüze sohbetimizi yapmaya başladık :).
Beni her konuştuğunda etkiliyor ve kendine hayran bırakıyordu. Yemek yemek için bir kafeye girdik, birer burger söyleyip yemeye başladık. O gün aslında yemekten sonra bir çok şey yaşandı, gezdik dolaştık falan ama ben konuyu uzatmadan Turgut ile otelde yaşadıklarımıza gelmek istiyorum. Saat yedi civarına geldiğinde Turgut “artık ben gideyim istersen, saat geç oldu sende eve geç” dedi. O ara benim aklımda otel planı vardı zaten, bir kaç saatliğine bir otele gidip kendimi siktirme planları yapıyordum. Dediğim gibi bakireydim ama elimde değil bir şekilde kendimi Turgut’a verecektim. Yalnız bu öyle direk yüze karşı söylenecek birşey olmadığı için Turgut’u gar’a bırakmak üzere yola çıkana kadar, hatta gar’dan içeri girene kadar söyleyemedim. Otobüs için bilet almak üzere gişeye yaklaştığında “bir kaç saat daha kalsan olmaz mı” dedim. O da “en kısa zamanda tekrar gelirim, saat daha fazla ilerlemeden evinde ol sende” dedi. Ben artık bilet alındığıda geri dönüşü olmayacağı için elinden tuttum ve bir köşeye çekerek “seni istiyorum” dedim.
Başta ne demek istediğimi anlamadı sanırım çünkü “nasıl yani, ne bakıma” diye sordu. Tekrarladım ve “seni istiyorum, bir kaç saat benimle kalsana” dedim. Yüzündeki gülümsemeyi hiç unutmuyorum, bana “nasıl olacak o, kafeye falan mı gidelim onu mu diyorsun” dedi. Elinden tutup gar’dan çıkardım ve dışarı çıktığımızda “bildiğim bir iki otel var, oraya gidelim bir kaç saat baş başa kalalım” dedim. Turgut geldiğinde ne olur ne olmaz, böyle bir plan yapabiliriz diye bir gece öncesinden merkezde bulunan bir kaç otelin adreslerini almıştım. Bize en yakın otellerden birine gittik, giriş yaptırıp odamıza çıktık. Otelden içeri girdiğimizde saat sekiz buçuğu geçmişti. Odadan girer girmez hem sabırsız olduğumdan, hemde zamanımız olmadığından Turgut’un dudaklarından öpmeye başladım. Dudaklarımı dudaklarından çekmeden elimi yarrağına atarak sıkıca kavradım ve avuçlarımı içinde duran, henüz sertleşmemiş yarrağını okşaya okşaya daha pantolonunu dahi çıkartmadan sertleştirmeye başladım.
İlk avuçladığımda yarrağı bayağı bir küçük gelmişti bana, yani her gece bilgisayar başında durup ta porno izlemeden olur muydu hiç. Canlı canlı görmesemde neredeyse her gece bir yarrak görüyordum ve boyutları hakkında az çok bilgim vardı. Turgut’un yarrağı bana pantolunun üzerinden küçük gelince yalan yok biraz üzüldüm, daha büyük hayal ediyordum. Kendi kendime “daha büyük olsaydı, daha sert sikerdi” falan diyordum. Biraz burukta olsam pantolonunu çıkarttım ve külotunu aşağı doğru sıyırırken yarrağını dimdik bir şekilde bana doğru dönük olduğunu gördüm. Biraz önce küçüktü ama saniyeler içerisinde kocaman olmuştu. Hemen avuçlarımın arasına alarak daha yatağa geçmeden ağzıma alıp emmeye başladım. Ben profesyonel bir oral sex uzmanı değilim, her gece bilgisayardan yarrak görüntüleri görsemde hiç ağzıma almışlığım ve emmişliğim yoktur o yüzden acemi olduğumun farkında olarak elimden gelen muameleyi Turgut’a yaptım. Acemi olmama rağmen onu dakikalar içerisinde boşalabileceği bir duruma soktuğumuda gururla söyleyebilirim :).
Boşalmaya yakın yarrağını ağzımdan çıkarttı ve beni yatağa yatırarak üzerimdekileri yatağın üzerinde çıkarmaya başladı. Kendi çırılçıplaktı, benide kendi gibi soyup “şimdi sıra bende” diyerek başını bacaklarımın arasına soktu. Daha önce hiç amımıda yalatmamıştım o yüzden nasıl bir his yaşayacağımı hiç bilimyordum. Dilini amıma yapıştırıp emmeye başladığında daha aradan bir dakika bile geçmeden sarsılarak orgazm olmaya başladım. Bu benim ilk oral sex sonrası orgazmımdı ve normalde dedimya porno izlerim veya porno hikayeler okurum diye, işte onları okurken ara ara kendimi okşayarak orgazm oluyordum ama Turgut’un bana o gece yaşattığı kadar zevki daha önce hiç yaşamamıştım. Orgazm olduktan sonra bile sikiş için yanıp tutuşuyordum. Turgut’a, orgazm oldukta sonra “hadi içime gir” dediğimi çok net bir şekilde hatırlıyorum. Bana önce “bakire değil misin” diye sormuştu, bakire olsamda istiyordum o yüzden “evet ama önemli değil, boz beni” dedim.
Biliyorum benim kadar Turgut’ta sikiş istiyordu, her ne kadar bakire olduğum için biraz çekinsede sonuçta üzerime çıkıp yarrağını amımın üzerine sürttürerek yarrağını ıslatıp amımdan içeri sokmaya başladı. Daha başı girmişken canım çok yanmaya başladı. Altından kaçmak için fırsat kollamaya başladım ama zaman zaman öyle zevk alıyordum ki kendi kendime “sık dişini biraz, geçecek” diyordum. Bir kaç dakikalık acı dolu denemelerden sonra nihayet Turgut’u içime rahat rahat almaya başlamıştım. Yatağın üzerinde kendimi Turgut’un altına atmış, üzerimde sert sert git geller yapmasına izin vermiştim. Amımı öyle güzel öyle hızlı sikiyordu ki ikinci kez orgazm olmamda gecikmemişti. Ben iki kez orgazm olmama karşın Turgut daha bir defa bile boşalmamıştı. Yarım saat veya bir saate yakın otelin o rahat yatağında, Turgut’un altında inleye inleye bakireliğimi bozdurdum. Ben ilişki boyunca üç defa inanılmaz derecede orgazmlar yaşadım, üçüncüsünden sonra zaten dördüncü için yeterli gücüm dahi yoktu.
Artık onun boşalmasını beklemeye başladım. Tabi beklerken beklerken amım kuruduğu için canımda git gide daha çok acımaya başlamıştı. İlk acıdan bağırdığımda Turgut durdu ve “canın mı acıdı” diye sordu. Ona “evet ara ara çok acıyor” dedim. Beni daha yavaş sikmeye başladı ama sikerken kendinide sıkıyordu. Bir kaç dakika yavaş yavaş sikerek sonunda boşalmaya başladı ama bir sorun vardı ki boşalırken yarrağını içimden çıkartmamıştı. Daha ilk sikiş deneyimimde hamile kalma riskiyle karşı karşıya gelmiştim. İlişki bittikten sonra artık bakire olmadığım için üzerimde tuhaf bir yük vardı, içime boşalttırdığım içinde zaten bu yük her geçen saiye dahada ağırlaşıyordu. Turgut “özür dilerim çekemedim kendimi” diyerek sık sık özür dilesede sözlerinin pek bir önemi yoktu çünkü sonuç itibariyle kızlığımı bozmuş ve bununlada yetinmeyerek tüm spermlerini içime akıtmıştı. Otelden ayrılana kadar ağzımı açıp tek kelime etmedim, sürekli aklıma olabilecek en kötü ihtimaller geliyordu ve canım sıkılıyordu.
Gar’a gittiğimizde Turgut’un biletini almak için tekrar gişeye gittik, ben canımın sıkıntısından konuşamıyordum. Turgut bunu alamıştı ve benim üzgün olmamdand olayı oda çok üzgündü. Otobüsün geliş saatini beraber bekledik, otobüs geldiğinde binmeden önce bana sıkıca sarıldı ve “benimle evlenir misin” diye sordu. Aslında bu teklifi duymak için öyle davranmıyordum ama duyduğum içinde çok çok rahatlamıştım. Bende ona sarılarak “evet hemde çok isterim” dedim. İşte sizlere mutlu evliliğimin nasıl başladığına dair gerçek bir hikaye. O gece hamile kalmamıştım ama bu evlenmemiz için engel değildi. O sene içeriside nişanlanıp bir yıl geçmeden evlendik. Şuan hala evliyiz ve çok mutluyuz